Akdeniz’de Tatbikatlarımız Neyi Amaçlamaktadır ?


Milli Savunma Bakanlığı, 17 Nisan 2020 Tarihinde Türkiye’deki harekat merkezlerinden komuta edilerek uzak mesafe harekat görevlerinin kesintisiz olarak icra edilmesini denemek ve geliştirmek maksadıyla Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri unsurlarının katılımıyla ‘’Açık Deniz Eğitimi’’ gerçekleştirildiğini, Açık Deniz Eğitiminin müşterek olarak planlanıp, başarıyla icra edildiğini kamuoyuna açıklamıştı.

Türk Hava Kuvvetleri unsurları Eskişehir’de konuşlu bulunan Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi harekat komutasında, Deniz Kuvvetleri unsurları ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat kontrolünde ve Kuzey Görev Grup Komutanlığı Taktik Komutasında görevlerini idame ettirdiler.

Tatbikat Evresi

Edindiğimiz bilgilere göre Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen tatbikata 11 F-16, 3 KC-135R, 1 E7T, 1 C-130E ve Deniz Kuvvetlerinden çeşitli savaş gemileri katıldı. Tatbikat Adana İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığından kalkan 101. Asena filoya bağlı 3 adet KC-135R tanker uçağı ile başladı. Bu uçaklar eğitim sırasında havada aktif görev içerisinde olan uçaklara yakıt ikmali sağlamakla görevliler. Akabinde Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanlığına bağlı 162.

Zıpkın filoya ait F-16’lar ve Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına bağlı 132. Hançer filoya ait f-16’lar, 131. Ejder filoya bağlı B-737-700 tipi havadan erken uyarı ve kontrol (AEW&C) Barış Kartalı uçağı eşlik etti. Milli Savunma Bakanlığının yayımladığı görüntülerden anlaşıldığı üzere F-16’ların kanat uçlarında AIM-120 AMRAAM orta menzilli görüş ötesi havadan havaya füzesi, kanat altlarında ise AIM-9 Sidewinder kısa menzilli havadan havaya muharebe füzesi bulunuyordu.

Savaş uçaklarının mühimmat taşıma kapasitesinin biraz düşmesinin nedeni gövde altına ve kanat altlarına ek olarak yerleştirilen atılabilir yakıt tanklarından kaynaklı. Bu yakıt tanklarının takılmasıyla birlikte savaş uçaklarının havada daha fazla kalabilmesi sağlandı. Dikkat çeken bir diğer unsur da tatbikatta Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında bulunan C-130 tipi askeri nakliye uçağının da bulunmasıydı.

Askeri nakliye uçağının içinde uzman arama kurtarma personeli ve gerekli ekipman bulunuyordu. Görev esnasında istenmeyen durumların oluşması ihtimaline karşı pilotlar uçaklardan ayrılmak zorunda kalsaydı, arama kurtarma ekipleri bölgeye paraşütlerle atlayıp dakikalar içerisinde ulaşacaklar ve gerekiyorsa pilotların sağlık kontrollerini yapıp, can güvenliğini sağlayarak bölgeden tahliye edilmesine yardımcı olacaklardı.

Türkiye, Akdeniz’deki Varlığını Bir Kez Daha Tescilledi

Türk Silahlı Kuvvetleri, 7 saat 35 dakika süren görev süresince komuta kontrol usulleri, havada yakıt ikmal eğitimi, deniz ve hava müşterek eğitiminden ziyade adeta psikolojik harekat yaptı. Açık Deniz Eğitimi’ne katılan Türk donanması, tatbikat öncesinde Akdeniz’in değişik bölgelerinde yerlerini almıştı.

Deniz Kuvvetleri unsurlarının bir kısmı Kıbrıs açıklarında petrol arama tarama faaliyetlerini sürdüren sismik petrol arama gemilerimize eşlik etti. Türkiye, Akdeniz’deki aktivitelerinden hoşnut olmayan Yunanistan, Mısır ve İsrail gibi ülkelere caydırıcı gücünü göstererek bir kez daha Akdeniz’deki varlığını tescillemiş oldu.

Libya’daki, İsyancı Hafter Güçlerine Gözdağı

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Libya’nın meşru hükümeti (UMH) bir süre önce başkent Trablus’a yapılan saldırılarda harekat merkezi olarak önemli stratejik konuma sahip olan Tarhuna kentine Burkan al-Gadab (Öfke Volkanı) harekatını başlatmıştı. Durum böyle olunca Açık Deniz Eğitimi boyunca Halife Hafter saflarında, Türkiye’nin Libya’ya hava harekatı yaptığı algısı tartışıldı.

Pekâlâ Türk Hava Kuvvetleri, General Hafter kontrolündeki bölgelere hava harekatı düzenleyebilir mi? F-16 savaş uçaklarının gövde ve kanat altlarına takılan atılabilir ek yakıt tankları ile uçuş süresinin arttırılması amaçlanmıştı. Türkiye-Libya arası ortalama 1500 km. mesafeyi yol alması gereken uçaklar bu görevi KC-135 tanker uçaklarından bir ya da iki kez yakıt ikmali yaptıktan sonra rahatlıkla tamamlayabiliyor.

Libya’ya karşı yapılacak olası bir hava harekatı ilk operasyon olmayacak. Tarihin tozlu sayfalarına fazla geriye gitmeden bakarsak Türk Hava Kuvvetleri, Muammer Kaddafi döneminde NATO kapsamında Libya’ya başarılı hava operasyonları düzenlemişti. Pilotlarımız bölgede uçuş yapabilecek ciddi derecede tecrübeye sahipler.

Türk Silahlı Kuvvetleri geçmişten itibaren koruduğu çevikliğiyle bölgede hava üssü ve uçak gemileri olmadan gerek gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter’e gerekse Kıbrıs’tan Libya’ya kadar Akdeniz’in her köşesine harekat düzenleyebileceğini göstermiştir.

Dipnot: Görseldeki fotoğraflar arşivdir.

Previous Rusya & Suudi Arabistan: Petrol Krizi
Next Altın Orda'nın Mirası ve Kazakistan

No Comment

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir